Arnavutluk’un Avrupa dönüşümü – REL: “Brüksel’in A+ öğrencisi” ve Kosova için itici güç

Arnavutluk, Avrupa Birliği yolunda hızlı ve anlamlı bir ilerleme kaydediyor ve Radio Evropa e Lirë (REL) analizine göre, dokuz aday ülke arasında “tek A+ notuna sahip öğrenci” olarak konumlanıyor. Uygulamada müzakerelerin başlamasından sadece bir yıl sonra, ülke 35 üyelik faslından 28’ini açtı. Kalan fasılların yıl sonuna kadar açılabileceği yönünde bir iyimserlik oluştu.
Genişlemeden sorumlu AB Komiseri Marta Kos, bu tempoya destek vererek şu açıklamada bulundu:
“Arnavutluk, olumlu değişimin mümkün olduğunu gösterdi ve AB bu olumlu değişimi ödüllendiriyor. Bu tempoyu koruyun.”
Başarıyı getiren iki temel sütun: Adalet ve diplomasi
Makale, bu dönüşümün iki ana sütuna dayandığını vurguluyor. 1997 yılında devlet olarak ayakta kalma eşiğinde olan Arnavutluk’u yeniden sahneye taşıyan bu iki temel:
1. Derin iç reformlar (Vetting süreci)
Tiran Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü öğretim üyesi Klodiana Beshku, yargı reformunun kilit rolüne dikkat çekiyor. Bu reform, yargıç ve savcıların vetting (denetleme) sürecinden geçirilmesine ve yüksek profilli yolsuzluk vakalarının tutuklanmasına yol açtı. Beshku, bunun “yüksek seviyelerde cezasızlık kültürünün sona ermesine” neden olan bir yenilik olduğunu ve Arnavutluk’un uluslararası konumunu yeniden tanımladığını söylüyor.
2. Karizmatik diplomasi (Edi Rama’nın imajı)
REL’in Avrupa editörü Rikard Jozwiak, Avrupa liderlerinin Başbakan Edi Rama’nın Brüksel’de inşa ettiği imajdan etkilendiğini ifade ediyor. Rama, genellikle şikayet etmeye gelen diğer Batı Balkan liderlerinden farklı olarak “yapabiliriz” zihniyetine sahip.
Jozwiak şöyle diyor:
“Edi Rama, Brüksel’de oldukça seviliyor… Kamuya açık duruşu, Brüksel’e gelip şikayet eden pek çok diğer liderle büyük bir tezat oluşturuyor.”
Ayrıca, Arnavutluk’un Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi ve Ukrayna Zirvesi gibi büyük uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapması, ülkenin kamuoyundaki imajını iyileştirmiş ve eskiden sahip olduğu “kanunsuzluk ülkesi” algısını geride bırakmasına yardımcı olmuştur.
Uzmanlar, Arnavutluk’un reformları samimiyetle sürdürmesini ve demokratik ilkeleri savunmasını tavsiye ediyor. Çünkü AB üyeliği, işleyen bir ekonomi ve demokrasiyi zorunlu kılar.
Kosova için çıkarılacak dersler
Arnavutluk’un başarısı, bölgedeki diğer ülkeler için hem bir teşvik hem de açık bir ders niteliği taşıyor. Batı Balkanlar’da adaylık statüsü olmayan tek ülke olan ve Sırbistan ile diyaloğu tıkanmış durumda bulunan Kosova üzerindeki baskı büyük.
James Ker-Lindsay şöyle belirtiyor:
“AB sürecinde ilerleme, Avrupa kurumlarıyla yapıcı iş birliği gerektirir. Kosova özelinde, bu mesaj son derece önemlidir. Özellikle de şu an, Başbakan Albin Kurti ile AB arasındaki ilişkiler çok düşük bir seviyedeyken.”
Gözlemcilere göre Arnavutluk, bölge ülkelerinin olgunluk gösterebileceğini ve AB üyeliği gibi “büyük oyunu” oynayabileceğini ortaya koyuyor. Jozwiak, Arnavutluk ve Karadağ’ın bu on yıl içinde AB’ye katılacağına inandığını belirtiyor ve bunun, Brüksel için uzun süredir beklenen bir başarı olacağını ifade ediyor.
/ Aida Vishko /




