RTSH.al

“The Collector”: Arnavutluk tarih ve kültürle yeniden şekilleniyor

Komünist rejim döneminin travmatik yıllarının ardından Arnavutluk, hızla Avrupa’nın yükselen turizm destinasyonlarından biri haline geliyor ve ülkenin zengin ve çok katmanlı tarihini keşfetmek isteyen uluslararası ziyaretçileri ağırlıyor. The Collector’da yayımlanan makalesinde Jimmy Chen, Arnavutluk’un bu dönüşümünü ele alıyor.

Arnavut şehirleri, tarih meraklılarına ülkenin köklü mirasına dair canlı bir panorama sunuyor. Durrës’te Roma döneminin izleri hâlâ görülebilirken, Shkodër bir zamanlar Venedik deniz imparatorluğunun parçasıydı. Gjirokastër ve Berat’ın etkileyici Osmanlı mimarisi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Güneydeki Vlora şehri bağımsız Arnavutluk’un doğum yeri olarak kabul edilirken, başkent Tiran ise komünist geçmişin ötesine geçmeye çalışan dinamik bir şehir profili çiziyor.

Yaklaşık 400 bin nüfuslu Tiran, ülkenin en büyük şehri ve idari başkentidir. 17. yüzyılın başlarında kurulan şehir, 1920’li yıllarda başkent ilan edilmeden önce önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline geldi. II. Dünya Savaşı’nda büyük yıkım yaşayan ve ardından komünist dönem boyunca yeniden inşa edilen Tiran, bugün Skanderbeg Meydanı, Et’hem Bey Camii, Ulusal Opera ve Bale Tiyatrosu ve Ulusal Tarih Müzesi gibi yapılarla geçmişi ve modernliği bir arada sunuyor. Komünist döneme ait Piramit ve yeraltı sığınakları ise Bunk’Art gibi kültürel alanlara dönüştürülerek yeniden işlev kazandı.

Gjirokastër, “Taş Şehir” olarak bilinen ve iyi korunmuş Osmanlı dönemi taş evleriyle dikkat çeken bir yerleşimdir. Tepedeki görkemli kalesi şehrin en önemli simgelerinden biridir. Skënduli ve Zekati gibi tarihi evler ziyaretçilere açıkken, şehir aynı zamanda yazar İsmail Kadare ve eski lider Enver Hoca’nın doğum yeri olarak da bilinir. Berat ise “Bin Pencereli Şehir” olarak anılır; Osum Nehri’nin ayırdığı mahalleleri, 13. yüzyıldan kalma ve hâlâ yerleşim olan kalesi ve Onufri İkon Müzesi ile öne çıkar.

Shkodër, Arnavutluk’un en eski şehirlerinden biri olup Şkodra Gölü kıyısında yer alır ve Rozafa Kalesi ile Marubi Ulusal Fotoğraf Müzesi gibi önemli noktalara ev sahipliği yapar. Durrës, Roma dönemine uzanan tarihiyle ve İmparator Hadrian tarafından inşa edilen amfitiyatrosuyla dikkat çeker. Vlora ise 1912’de bağımsızlığın ilan edildiği şehir olarak modern Arnavutluk tarihinin en önemli merkezlerinden biridir ve bugün Adriyatik kıyısındaki turizm hareketliliğiyle öne çıkmaktadır.

https://www.thecollector.com/historic-cities-visit-albania/

 

/ Bora Meco /

Benzerleri

RTI