Rama, “Financial Times”a konuştu: Arnavutluk Avrupa Birliği’ne giden net bir yolda

Arnavutluk’un Avrupa Birliği’ne doğru net bir yolu olduğunu Başbakan Edi Rama, prestijli Financial Times gazetesine söyledi.
Henry Foy ve Marton Dunai’nin Financial Times için kaleme aldığı haberde şu ifadeler yer aldı:
“Avrupa Birliği ülkeleri kulübü 13 yıldır hiçbir yeni üye kabul etmedi. Jeopolitik istikrarsızlık ve büyük güçler arasındaki rekabet nedeniyle, kapıların yeniden açılması yönündeki baskı artıyor.
Donald Trump’ın yarattığı meydan okumalar karşısında güvenlik ve ortak amaç duygusu oluşturma çabasına rağmen Brüksel, olası genişleme konusunda hâlâ büyük bir belirsizlik içinde.
Aday ülkelerin liderleri, sabırsız ve endişeli seçmenlerin baskısıyla üyelik çabalarında daha hızlı ilerleme talep ederken, mevcut AB hükümetlerinin liderleri ise Birlik yapısının ve şüpheci seçmenlerinin yeni bir genişlemeyi kaldırıp kaldıramayacağı konusunda kaygılı.”
İşaretler olumlu görünüyordu.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yarattığı sarsıntının ardından genişleme, bir güvenlik politikası olarak görülmeye başlandı. On yıllık durgunluğun ardından ilerleme hız kazandı ve önümüzdeki iki yıl içinde yeni bir üyenin katılması yönündeki umutları artırdı.
Listenin başında yer alan Karadağ, üyelik için gerekli reformların yarısından fazlasını tamamladı. AB hükümetleri resmi üyelik mevzuatlarını hazırlamaya başladı ve Balkan ülkesi, Birliğin gelecek ortak bütçe taslağında milyarlarca avroluk kaynak aldı.
Moskova tarafından tehdit edilen Ukrayna ve Moldova, üyelik talepleri için resmi müzakerelere başladı. Arnavutluk ise gerçekleştirmesi gereken reformlar listesindeki maddeleri kapatmaya başladı.
“Avrupa Birliği’ne doğru net bir yolumuz var” diyen Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Financial Times’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Ülke birçok açıdan en iyi dönemlerinden birinde.”
Viyana’daki Beşeri Bilimler Enstitüsü’nde analist olan İlir Deda ise şöyle konuştu:
“Jeopolitik kaos, Avrupa’nın ne olduğunu ciddi biçimde düşünmek ve aday ülkelere güvenilir ve faydalı bir teklif sunmak için baskı yaratan bir an oluşturdu.”
AB’nin yeni üyeleri kabul etme yönündeki kolektif iradesini göstermek amacıyla, idari ve siyasi güçlerini temsil eden Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi başkanları haziran ayında genişlemeyi “AB’nin en büyük başarı hikâyelerinden biri” olarak tanımladı.
Ursula von der Leyen ve António Costa ortak açıklamalarında:
“AB’nin barış, istikrar ve fırsat önerisi eşsizdir” ifadelerini kullandı.
“Genişleme stratejik bir tercihtir” diye eklediler.
Ancak gelecekteki üyeler, AB liderlerinin gerçekten somut bir söz verip vermediğini sorgulamaya başladı.
Brüksel, ülkelerin ilerleme seviyelerine göre daha kademeli entegrasyon sağlayacak geniş kapsamlı kabul süreci değişikliklerini değerlendiriyor. Brüksel içinde sorumlu bir büyüme ve güven inşa etme yöntemi olarak görülen bu öneriler, bazı aday ülkeler tarafından süreci daha da yavaşlatabilecek “çok kademeli üyelik sistemi” yolunda bir adım olarak değerlendiriliyor.
/ Aida Vishko /




