Kos: Özel Mahkeme Yasası’nda yapılması öngörülen değişiklikler AB için kabul edilemez

Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, Kosova Özel Mahkemeleri Yasası’nda yapılan değişikliklerin ülkenin AB’ye karşı temel yükümlülükleriyle çeliştiğini ve kabul edilemez olduğunu söyledi.
Kos, 12 Ekim’de Lüksemburg’da düzenlenen AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, yargı süreçleri devam ederken yasal kuralların değiştirilmesini eleştirdi.
Kos, “Kosova Özel Mahkemeleri Yasası’nda yapılan değişikliklerin, Kosova’nın AB’ye karşı temel yükümlülükleriyle çeliştiğini açıkça belirtmek istiyorum. Bu kabul edilemez” dedi.
Kos’a göre, devam eden bir yargılama sırasında kuralların değiştirilmesi, uluslararası hukukun üstünlüğü standartlarıyla çelişiyor.
“Mesajım çok basit. Avrupa’nın genişlemesi ilerliyor. Aday ülkeler geriye doğru adım atarsa doğru yolda değillerdir ve AB üyesi olamazlar” ifadelerini kullandı.
Kos’un açıklaması, Kosova Meclisinin geçen hafta Lahey’deki Özel Mahkemelerin işleyişini düzenleyen yasada değişiklikleri kabul etmesinin ardından geldi. Söz konusu kurum, kamuoyunda Özel Mahkeme olarak biliniyor.
Değişiklikler, Kosova Demokratik Partisi (PDK) tarafından, 16 Eylül’de verilen kararın üzerinden yalnızca beş gün geçtikten sonra önerildi. Özel Mahkemeler, bu kararla Kosova’nın eski Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi’yi ve Kosova Kurtuluş Ordusunun (UÇK) üç eski yöneticisini — Kadri Veseli, Jakup Krasniqi ve Rexhep Selimi’yi — savaş suçlarından toplam 81 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.
Dört sanık da yargılama boyunca suçsuz olduklarını beyan etmişti.
Yasal değişiklikler, Özel Mahkemelerin yargı yetkisini sınırlandırmayı; mahkemenin ele alabileceği suçların kapsadığı zaman aralığını ve suç kategorilerini daraltmayı amaçlıyor.
Değişiklikler kapsamında ayrıca azami hapis cezasının 15 yıla indirilmesi, Kosova Yüksek Mahkemesine itiraz yolunun açılması ve cezaların Kosova’da çekilebilmesi öngörülüyor.
Kos’un açıklaması, AB’nin yasal değişikliklerle ilgili yaptığı son uyarı oldu.
Avrupa Dış Eylem Servisi, 8 Ekim’de yaptığı açıklamada, Özel Mahkemeler Yasası’nda yapılan değişikliklerin Kosova’nın AB’ye karşı uluslararası yükümlülükleriyle çeliştiğini bildirdi.
AB, tepkisinde Özel Mahkemelerin, 2014 ve 2015 yıllarında Kosova Meclisinin aldığı kararlarla kurulan bağımsız bir yargı kurumu olduğunu vurguladı. Kurumun görev ve yetkilerine, ayrıca bağımsızlığına tam olarak saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
AB, Kosova’ya uluslararası yükümlülüklerine uyması, mahkemenin bağımsızlığını güvence altına alması, tüm topluluklardan mağdurlar ve aileleri için adaleti sağlaması ve tanıkların korunması ile güvenliğini güvence altına alması çağrısında bulundu.
Almanya’nın Priştine Büyükelçiliği de benzer endişelerini dile getirerek Özel Mahkemelerin bağımsızlığının zedelenemeyeceğini belirtti.
PDK ise AB’nin değerlendirmesine karşı çıktı.
Partinin milletvekili Përparim Gruda, yapılan değişikliklerin Kosova’nın hiçbir uluslararası yükümlülüğünü ihlal etmediğini söyledi.
PDK’ye göre amaç mahkemeyi kapatmak değil, görev alanını kuruluş amacına uygun biçimde sınırlandırmak.
Başbakan Albin Kurti ise daha önce değişiklikleri aceleye getirilmiş ve yeterince incelenmemiş olarak nitelendirmişti. Buna rağmen Kurti’nin partisi Vetëvendosje, değişiklikleri Meclisteki görüşmeler sırasında destekledi.
Özel Mahkemeler, Kosova yargı sisteminin bir parçası olmakla birlikte, uluslararası hâkimler ve savcılarla Lahey’de faaliyet gösteriyor.
Mahkemeler, Kosova’da 1998-1999 yıllarındaki savaş sırasında ve sonrasında işlendiği iddia edilen suçları ele almak amacıyla kuruldu.
Mahkemenin kuruluşunun hukuki dayanakları arasında Kosova ile AB arasındaki uluslararası anlaşmalar da bulunuyor. Bunlar arasında, mahkemenin yetkilerini etkileyebilecek yasal değişiklikler konusunda istişare yapılmasını öngören 2014 tarihli mektup teatisi de yer alıyor.
AB’nin Özel Mahkeme Yasası’ndaki değişikliklere karşı çıkması, Kosova ile Brüksel arasındaki anlaşmazlıklara bir yenisini ekliyor. Bu gelişme, Kosova’nın hâlâ AB üyeliği için aday ülke statüsü alamadığı bir dönemde yaşanıyor.
Kosova, Aralık 2022’de AB üyeliği için başvuruda bulundu. Ancak Batı Balkanlar’da aday ülke statüsünü henüz elde edememiş tek ülke olmayı sürdürüyor.
Kosova’nın AB’ye doğru ilerlemesi, diğer unsurların yanı sıra hukukun üstünlüğü alanındaki reformlara, demokratik kurumların işleyişine ve Sırbistan ile ilişkilerin normalleştirilmesine bağlı.
Avrupa Komisyonu, son genişleme raporunda AB’ye yakınlaşmanın demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklara saygı alanlarında ilerleme kaydedilmesine bağlı olduğunu vurguladı.
Raporda ayrıca Sırbistan ile ilişkilerin normalleştirilmesinin Kosova’nın Avrupa perspektifi açısından taşıdığı önem yeniden belirtildi.
Kosova’nın AB üyeliğine giden yolunu zorlaştıran bir diğer unsur da AB’nin beş üyesinin — İspanya, Yunanistan, Romanya, Slovakya ve Kıbrıs’ın — Kosova’nın bağımsızlığını tanımamaya devam etmesi.
/ Aida Vishko /



