RTSH.al

AB, aday ülkeler için “kademeli entegrasyon” planlarını değerlendiriyor

Avrupa Komisyonu, aday ülkelere Avrupa Birliği’ne tam üye olmadan önce ekonomik avantajlar sağlamayı amaçlayan yeni planlar hazırlıyor. Politico’ya göre, bu girişim, üyelik kriterlerini gevşetmeden genişleme sürecini hızlandırmayı hedefliyor.

Teklifler, Komisyon’un “kademeli entegrasyon” stratejisinin bir parçası. Buna göre aday ülkeler, üyelik başvuruları değerlendirilmeye devam ederken reformlarını ilerlettikçe AB’ye daha fazla erişim ve ekonomik avantaj elde edecek.

Gündemdeki avantajlar arasında AB’nin bazı mali destek programlarına erişim, tercihli ticaret anlaşmaları ve tam üyelikten önce Tek Pazar’a kısmi erişim yer alıyor. Her ülkeye sunulacak imkânlar ise reform performansına göre belirlenecek.

Amaç, tam üyeliğin yıllar alabileceği durumlarda bile aday ülkelerin reform sürecini sürdürmelerini teşvik etmek.

Bu yaklaşım, daha önce gündeme gelen ve aday ülkelere tam üyelikten önce siyasi haklar tanınmasını öngören ancak AB üyesi ülkeler tarafından reddedilen “tersine genişleme” fikrinden farklı olarak, yalnızca ekonomik faydalar sağlamayı öngörüyor.

Öneri, önceki girişimlere kıyasla daha fazla siyasi destek görüyor. Fransa ve Almanya, uzun üyelik süreçleri yaşayan ülkeler için benzer “hafif üyelik” modellerini daha önce de desteklemişti. Yetkililer, yeni yaklaşımın AB başkentleri tarafından daha kolay kabul göreceğini düşünüyor.

Avrupa Parlamentosu genişleme stratejisinin raportörü Litvanyalı milletvekili Petras Auštrevičius, “Ekonomik entegrasyon paralel ve zorunlu olmalıdır” dedi. Auštrevičius, “Daha fazla reform yapanın daha fazla kazanması ilkesi kendini kanıtlamıştır ve daha hızlı ilerleyen aday ülkeler için teşvik olarak benimsenmelidir.” ifadelerini kullandı.

Komisyon, girişim için AB üyesi ülkelerin desteğini arayacak. Yetkililer, liderlerin Ekim veya Aralık ayında yapılacak Avrupa Konseyi toplantısında daha kapsamlı bir çerçeve üzerinde çalışılmasına onay vermesini umut ediyor.

Planlara göre, ekonomik avantajlara erişim her aday ülkenin AB mevzuatına uyum düzeyi ve gerçekleştirdiği reformlara göre vaka bazında belirlenecek. Bu durum, mevcut sistemden önemli bir değişiklik anlamına geliyor; çünkü bugün bu avantajların büyük bölümü yalnızca tam üyelere tanınıyor.

Teklifler, özellikle Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın ardından AB hükümetlerinin genişleme sürecinin hızlandırılması gerektiği konusunda uzlaşmasına rağmen, aday ülkelerin tam anlamıyla hazır olmadan Birliğe katılmaları konusunda temkinli davranmaları nedeniyle gündeme geldi.

Bu nedenle Brüksel, genişleme sürecini hızlandırırken şüpheci üye ülkeleri ikna edecek daha güçlü güvence mekanizmaları oluşturmayı amaçlıyor.

Yaklaşım ayrıca, güçlü siyasi desteğe rağmen üyelik sürecinin yıllarca sürmesi beklenen Ukrayna gibi aday ülkelerin, hızlı üyelik vaadi verilmeden sürece bağlı kalmasını sağlamayı hedefliyor.

Yetkililere göre aday ülkeler, reformları hayata geçirdikçe bu ekonomik avantajlara kademeli olarak hak kazanacak. Böylece genişlemeye mesafeli hükümetlerin kaygılarının azaltılması amaçlanıyor.

Pazartesi günü Moldova yetkilileriyle yapılan görüşmenin ardından Avrupa Komisyonu, hem ülkenin üyelik sürecini hem de Moldova’nın AB ile kademeli entegrasyonunun derinleştirilmesini sürdüreceğini açıkladı.

Moldova’ya hâlihazırda Avro Tek Ödeme Alanı (SEPA), AB mobil dolaşım (roaming) düzenlemeleri ve kültürel destek programlarına erişim imkânı sunulmuş durumda.

AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, bundan sonraki sürecin nasıl ilerletileceğine artık üye devlet hükümetlerinin karar vereceğini söyledi.

AB’nin daha geniş kapsamlı genişleme reformlarına yönelik ivme ise zayıflamış durumda. Liderler bu ay başında Karadağ’daki zirvede üyelik sürecinin hızlandırılması gerektiği konusunda uzlaşsa da, bunun nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin görüşmeler daha sonra yavaşladı.

AB’nin şu anda dokuz resmî aday ülkesi bulunuyor. Karadağ üyeliğe en yakın ülke olarak görülürken, Ukrayna ve Moldova katılım müzakerelerine başladı. Sırbistan, Türkiye ve Gürcistan gibi ülkelerin üyelik süreçleri ise ilerleme kaydedemedi.

Kademeli entegrasyon modeli üyelik sürecini daha cazip hâle getirmeyi amaçlasa da, hem Ukrayna hem de Karadağ, Fransa ve Almanya’nın önerdiği “hafif üyelik” yaklaşımının tam üyeliğin yerine geçmemesi gerektiğini savunuyor.

Komisyonun daha önceki “tersine genişleme” önerileri yeterli destek bulamayınca, Komiser Marta Kos, tartışmanın nasıl sürdürüleceğine artık hükümetlerin karar vereceğini belirtti.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, alternatif yaklaşımları destekleyen liderler arasında yer alıyor ve konuyu geçen haftaki Avrupa Konseyi Zirvesi’nde gündeme getirmeyi planlıyordu. Ancak gündemin yoğunluğu nedeniyle kapsamlı bir görüşme yapılamadı.

Liderlerin konuya Ekim ayında yeniden dönmesi bekleniyor.

Müzakerelere katılan bir diplomat, yetkililerin genişleme reformunda yaşanan “kayıp on yılı” telafi etmeye çalıştığını ve aday ülkelerin Birliğe katılmadan önce anlamlı reformları tamamlamasını sağlamak isteyen hükümetlerin direncini aşmaya çalıştıklarını söyledi.

Marta Kos, bu ayın başlarında Politico’ya verdiği demeçte, Komisyon’un ayrıca gelecekte üye olacak ülkelerin üyelik sonrasında demokrasi veya hukuk devleti ilkelerinden geri adım atmaları halinde otomatik olarak devreye girecek yeni koruma mekanizmaları üzerinde çalıştığını da açıkladı. Bu düzenlemelerin amacı, AB’nin standartlarını düşürmeden genişleme sürecini hızlandırabileceği konusunda üye ülkeleri ikna etmek.

/ Aida Vishko / 

Benzerleri

RTI