Arnavutluk’un “Mavi Göz”ü: Ejderhanın Gözü olarak anılan doğa harikası

Arnavutluk’un güneyinde, Saranda’ya birkaç kilometre uzaklıkta yer alan Mavi Göz (Syri i Kaltër), olağanüstü turkuaz rengi ve gizemli derinliğiyle Balkanlar’ın en dikkat çekici doğal güzelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Saranda ile Gjirokastër arasındaki ormanların içinde bulunan karstik kaynak, merkezindeki koyu mavi bölüm ve çevresindeki berrak turkuaz suyuyla adeta dev bir gözü andırıyor. İtalyan seyahat medyası SportOutdoor24.it’te Serena Proietti Colonna tarafından kaleme alınan yazıda da Mavi Göz’ün eşsiz görüntüsüne dikkat çekiliyor.
Kaynağın sakin görüntüsünün altında ise büyük bir doğal güç bulunuyor. Derinliklerden saniyede binlerce litre su yüzeye çıkarken, suyun sıcaklığı yıl boyunca yaklaşık 10 derece civarında kalıyor. Güçlü su akıntısı nedeniyle kaynağın en derin noktasına ulaşmak son derece zor. Bazı dalış ekiplerinin girişimlerine rağmen kesin derinliği hâlâ bilinmeyen Mavi Göz’ün 50 metreden daha derin olduğu tahmin ediliyor. Kaynağın merkezindeki yoğun mavi renk ise özel minerallerden ziyade suyun olağanüstü berraklığı ve derinliğiyle açıklanıyor.
Mavi Göz, doğal güzelliğinin yanı sıra yüzyıllardır anlatılan bir Arnavut efsanesine de ev sahipliği yapıyor. Efsaneye göre burası, Arnavutluk’un kalbine düşen büyük bir deniz ejderhasının gözyaşlarından oluşuyor. Ejderhanın gözünün kayaların arasına saplandığı ve kristal berraklığındaki gözyaşlarını günümüze kadar akıtmaya devam ettiği anlatılıyor. Günümüzde ise kaynağın hassas ekosistemini korumak amacıyla merkezi havuzda yüzmek ve dalış yapmak yasaklanmış durumda.
Ormanlarla çevrili Mavi Göz, özellikle yaz aylarında Saranda’nın 35 dereceyi aşan sıcaklıklarından kaçmak isteyen ziyaretçiler için serin bir doğal sığınak niteliğinde. Kaynağın çevresindeki yoğun bitki örtüsü ve Bistrica Nehri bölgeye ayrı bir atmosfer kazandırıyor. Ziyaretçiler ayrıca Mavi Göz gezisini yakınlardaki Ksamil, Gjirokastër ve Butrint Milli Parkı ile birleştirerek Arnavutluk’un güneyini keşfedebiliyor.
Bölgeyi ziyaret etmek için ilkbaharın sonları ve sonbaharın başları daha sakin ve ılıman dönemler olarak öne çıkıyor. Sabah saatlerinde turist yoğunluğunun azalmasıyla Mavi Göz’ün sıra dışı mavi rengi çok daha etkileyici bir şekilde görülebiliyor. Doğal güzelliği, güçlü su akıntısı ve yüzyıllardır anlatılan ejderha efsanesiyle Mavi Göz, Arnavutluk’un güneyinde hem doğa hem de kültür meraklıları için dikkat çekici bir rota olmaya devam ediyor.
/ Bora Meco /




