Rama : Beklemiyoruz, Avrupa Birliği’ne doğru koşuyoruz

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Kopenhag’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu Ortak Zirvesi’nde yaptığı açıklamalarda, Arnavutluk’un Avrupa Birliği’ne üyelik süreci ve Avrupa’nın geleceğiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Rama, Arnavutluk’un AB üyeliği için beklemediğini, aksine bu yolda hızlı bir şekilde ilerlediğini söyledi. Çok yakında hazır olacaklarını belirten Rama, artık Avrupa’nın büyük aktörlerinin daha fazla beklememesi ve Arnavutluk’u kabul etmesi gerektiğini vurguladı. Arnavutluk’un AB için büyük bir katma değer olacağını ifade etti.
Avrupa Birliği’nin Arnavutluk’tan öğrenebileceği şeyler olup olmadığı sorulduğunda, çok sayıda ders alınabileceğini söyledi. Avrupa’nın bir bütün olarak hareket etmesi ve özellikle güvenlik konularında uyum sağlaması gerektiğini belirtti. Şu ana kadar bu alanda dağınıklık olduğunu, bilgi ve veri paylaşımında sıkıntılar yaşandığını dile getirdi. Bunun yanında sadece askeri boyutun değil, bir Avrupa barış planının da oluşturulmasının önemli olduğunu ekledi.
Avrupa Siyasi Topluluğu formatını, Avrupa Birliği’nin kurulmasından sonra Avrupa’da yaşanan en iyi gelişme olarak nitelendirdi. Bu oluşumun Avrupa’nın geleceği olduğunu ve bu yönde atılacak her adımın önemli olduğunu belirtti. Çünkü diğer güçlerin sahnede giderek daha baskın hale geldiğini, Avrupa’nın ise birleşik bir yapıda olmamasından dolayı zayıf göründüğünü ifade etti.
Azerbaycan ile Arnavutluk arasındaki ilişkilere değinen Rama, artık iki ülke arasında bir barış anlaşması olduğunu, geçmişte savaş halinde olmasalar bile bugün resmi olarak barış içinde olduklarını söyledi. Bunu “harika” olarak değerlendirdi.
Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış süreci hakkında ise bu gelişmenin uzun süredir beklendiğini ve sonunda gerçekleştiğini belirtti. Bu sonucun özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin liderliği ve ABD Başkanı’nın teşviki sayesinde sağlandığını ve bu başarının ona ait olduğunu söyledi.
Avrupa’daki ve özellikle Batı Balkanlar’daki güvenlik sorunlarına ilişkin olarak da Avrupa’nın hâlâ kendi barış planına sahip olmadığını ve bu konuda dış güçlere bel bağladığını dile getirdi. Avrupa’nın kendi barış planını oluşturması durumunda daha güvenli ve korunaklı olacağını ifade etti. Bu durumu kendi bakış açısıyla böyle değerlendirdiğini söyledi.
/ Aida Vishko /




