Rama: Reşit olmayanların sosyal medya kullanımının kısıtlanmasına yönelik istişarelere başlıyoruz

Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, reşit olmayan çocukların sosyal medyaya erişiminin kısıtlanmasına yönelik geniş kapsamlı bir tartışma başlatılması gerektiğini açıkladı. Rama, sanal dünyanın etkisi ve çocukların şiddet içeren modellere maruz kalmasının, devlet kurumları, ebeveynler ve okulların ortak hareket etmesini gerektirdiğini vurguladı.
Çocuk Hakları ve Çocukların Korunması Ulusal Konseyi toplantısında konuşan Rama, çocukların sosyal medya kullanımına ve kişisel hesap açmasına hangi yaş sınırında ve nasıl kısıtlamalar getirileceğinin tartışılması gerektiğini söyledi.
Rama, “Reşit olmayanların sosyal medyaya erişimini nasıl ve ne zaman kısıtlamamız gerektiği konusunda bir tartışma başlatmalıyız. Sosyal medyada bireysel hesap oluşturma imkânlarının hangi yaş sınırına kadar, 16 mı yoksa 18 yaşına kadar mı kısıtlanacağını değerlendirmeliyiz” dedi.
Bu konuda ülke genelindeki tüm okullarda ebeveynler ve öğretmenlerle istişare toplantıları yapılacağını duyurdu.
“Bu konudaki istişarelere başlayacağız. Tüm okullarda öğretmenler ve ebeveynlerle, çocukların sosyal medya kullanımının kısıtlanması üzerine görüşmeler gerçekleştireceğiz. Bu, artık birçok demokratik ülkede gündeme gelen bir eğilimdir” diye konuştu.
Rama ayrıca çocukların yalnızca spor alanında değil, sosyal ve kültürel faaliyetlerde de daha fazla yer alması gerektiğini belirtti. Devlet kurumlarının, çocukların sanatsal ve kültürel etkinliklere katılabilmeleri için daha fazla fırsat oluşturması gerektiğini ifade etti.
Başbakan, “Bir diğer önemli konu da kurumlar ve bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çocukların etkinlik yelpazesini ve sosyal faaliyetlerini genişletmek için yapmamız gereken çalışmalardır. Bu faaliyetler spordan kültüre kadar uzanmalı; sahne sanatları, resim, el sanatları, sanat, sinema, fotoğrafçılık ve daha birçok alanı kapsamalıdır” dedi.
Bu kapsamda Rama, gelecek eğitim-öğretim yılından itibaren çocukların okulda daha uzun süre kalmasını sağlayacak bir uygulamanın hayata geçirilmesinin hedeflendiğini ve bunun için özel bir bütçe ayrıldığını açıkladı.
“Çocukların okulda daha uzun süre kalması uygulaması gelecek eğitim-öğretim yılında hemen başlayacak. Ebeveynlerin çalışmaya devam edebilmesi ve çocukların saat 17.00’ye kadar okul ortamında bulunabilmesi için özel bir bütçe ayırdık” ifadelerini kullandı.
Rama’ya göre bu uygulama, ebeveynlerin iş hayatını sürdürmesine olanak tanırken çocukların haftanın beş günü boyunca düzenli ve gözetim altında bir ortamda bulunmasını sağlayacak.
“Çocukların daha düzenli bir gün geçirmeleri, derslerin bitmesinden sonra da öğrenmeye ve gelişmeye devam edebilecekleri daha fazla etkinlik ve fırsata sahip olmaları için gerekli koşulları oluşturmalıyız” dedi.
Rama, kamuoyundaki tartışma ortamına da değinerek, insanların görüşleri nedeniyle tehdit veya baskı altında hissettiği olaylara dikkat çekti.
Hiç kimsenin düşüncesini ifade etmesinin engellenmemesi ve sahip olduğu görüşler nedeniyle baskıya maruz bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Rama, “Daha iyi bir Arnavutluk için protesto edenlerin uyguladığı yıldırma nedeniyle insanların konuşmaktan korktuğu bir Arnavutluk’ta günlük hayatımı geçireceğimi hiçbir zaman düşünmemiştim” dedi.
Hükümet başkanı sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yani ben Arnavutluk’u daha iyi bir ülke yapmak için protesto ediyorum. Sen benimle aynı fikirde değilsen seni sindiriyorum, tehdit ediyorum, telefonumla evine giriyorum ve seni dramatik bir seçimle karşı karşıya bırakıyorum. Ya benim yanımdasın ve en iyi ihtimalle bana karşı çıkmıyorsun ya da şiddetimin hedefi oluyorsun.”
Rama, anonim kalmak istedikleri için isimlerinin açıklanmamasını rica eden öğrencilerden onlarca mesaj aldığını belirtti. Ayrıca çocuklarının suç teşkil eden bir dille tehdit edilmesi karşısında kendilerini çaresiz hisseden ebeveynlerden de mesajlar aldığını söyledi.
Başbakan, toplantıya katılanları tartışmaların önümüzdeki aylarda da sürdürülmesine davet ederek, devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarından çocukların korunması ve refahı için ortak bir yaklaşım geliştirilmesine katkıda bulunmalarını istedi.
/ Aida Vishko /



