RTSH.al

Protesto / Arnavutluk Dinlerarası Konseyi’nden barış ve diyalog çağrısı: Öğrencilerin endişeleri dinlenmeli

Arnavutluk Dinlerarası Konseyi, ülkede protestoların ve gerginliğin yaşandığı bir dönemde kamuoyuna yaptığı açıklamayla barış, adalet, sorumluluk ve ulusal diyalog çağrısında bulundu. Arnavutluk’taki resmî dinî toplulukların temsilcileri, vatandaşların ve öğrencilerin endişelerinin ciddiyetle dinlenmesi gerektiğini, kurumların ise somut, şeffaf ve hukuka uygun yanıtlar vermesi gerektiğini vurguladı.

Dinlerarası Konseyin açıklamasında, “Barış ortak sorumluluğumuzdur. Adalet bir yükümlülüktür. İnsana saygı, bizi bir arada tutan temeldir.” ifadeleri kullanıldı. Konsey, ülkenin geleceğinin, toplumun genç nesillere aktardığı değerlere de bağlı olduğunun altını çizdi.

Konseye göre Arnavutluk’un, adaletin umut yarattığı ve birlikte yaşama kültürünün gelecek nesillere aktarılan bir değer olduğu toplumsal yapıya ihtiyacı var. Açıklamada barış, adalet ve sorumluluğun birlikte ilerlemesi gerektiği belirtilirken, protesto hakkı ile şiddet kullanımı arasındaki ayrıma dikkat çekildi.

Açıklamada, “Barış, adaletsizlik karşısında sessiz kalmak anlamına gelmez; adalet şiddet yoluyla inşa edilemez ve otorite sorumluluk olmadan kullanılamaz.” denildi.

Dinî toplulukların temsilcileri, dinî geleneklerin; inançları veya görüşleri ne olursa olsun yaşamın, insan onurunun, merhametin, adaletin ve başkalarına saygının korunması konusunda ortaklaştığını hatırlattı.

Konsey, barışçıl protesto hakkının demokrasinin temel değerlerinden biri olduğunu vurguladı. Ancak şiddetin, mala zarar vermenin ve başkalarının haklarını ihlal etmenin, protestocuların hoşnutsuzlukları veya amaçları gerekçe gösterilerek haklı çıkarılamayacağını belirtti.

Şiddetin vatandaşlar üzerindeki sonuçları

Açıklamanın önemli bir bölümü, şiddet olaylarının yol açtığı zararlara ayrıldı. Dinlerarası Konsey, bu eylemlerin yalnızca maddi kayıplara neden olmadığını, vatandaşların yaşamlarını da doğrudan etkilediğini ifade etti.

Açıklamada, “Bir aile işletmesine zarar verilmesi, o ailenin geçimini doğrudan etkiler; bir eğitim kurumuna zarar verilmesi ise bilgiye erişim ve güvenlik hakkını zedeler.” ifadelerine yer verildi.

Konsey ayrıca diplomatik temsilciliklere ve bu temsilciliklerin sembollerine saygı gösterilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu tür sembollerin hedef alınmasının, karşılıklı saygı ve uluslararası birlikte yaşama ilkelerine zarar verdiğini vurguladı.

Dinî temsilciler, vatandaşların hoşnutsuzluklarını ve taleplerini barışçıl yollarla dile getirmeleri, mülke zarar vermemeleri ve başkalarının güvenliğini tehlikeye atmamaları çağrısında bulundu.

Arnavutluk Dinlerarası Konseyi, mevcut koşullarda gerginliğin daha fazla tırmanmasını önlemek için tüm tarafların diyalog ve sorumluluk içinde hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Konseyin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Bu dönemde ülkemizin daha az suçlamaya, daha fazla dinlemeye; daha az çatışmaya, daha fazla sorumluluğa; daha az ayrışmaya ve daha fazla diyaloğa ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz.”

Konseye göre hiçbir taraf diğerini düşman olarak görmemeli; herkes aynı toplumun bir parçası olarak kabul edilmeli. Çünkü toplumdaki tüm bireylerin ortak hakları, yükümlülükleri ve sorumlulukları bulunuyor.

Bu doğrultuda dinî temsilcilerin çağrısı hem vatandaşlara hem de kurumlara yöneltildi. Açıklamada, vatandaşların endişelerinin dinlenmesi, kurumların gerekli yanıtları vermesi ve adaletin güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.

Açıklama şu sözlerle tamamlandı:

“Arnavutluk’un geleceği korku, yıkım ve bölünme üzerine değil; insan onuru, karşılıklı güven ve barışçıl çözümler bulma iradesi üzerine inşa edilir.”

/ Aida Vishko / 

Benzerleri

RTI